CHP’nin tarihteki karanlık sayfaları

Adalet yürüyüşü yapan ve her cümlesinde adaletten dem vuran CHP’nin karanlık tarih sayfalarında dolaşmaya devam edelim:

İmamzade Mehmet Necati Efendi idama mahkûm edilmiş. Belediye Başkanı ise hapis cezasına çarptırılmıştı. Kasım ayında eski milletvekillerinden Şükrü ve Hasib Efendilerin önderliğinde cuma namazı sonrası bir araya gelen Maraş halkı protesto eylemi yaparken askerler tarafından kuşatıldılar. Bu kuşatmadan kaçıp camiye sığınan halk silah zoruyla teslim alındı. Burada tutuklanan 63 kişiyi zincirleyerek Adana’ya sevk ettiler…

Rize halkının şapka giymek istememesi üzerine şehre Hamidiye Zırhlısı gönderilerek Rize sahilleri bombalanmıştır… 143 kişi tutuklanmış ve 8 kişi idam edilmiştir…

Erzincan’da Sultan Abdülhamid Han ve Sultan Reşat Han’ın saray vaizi İbrahim Hakkı Efendi’nin şapkaya muhalefet ettiği için gıyabında idam cezası verilir. İbrahim Hakkı Efendi (kuddîse sirrûh) hakkındaki idam cezasını öğrendikten hemen sonra sabah namazı kılarken vefat eder ve defnedilir. Hakkındaki hüküm yerine getirilsin diye mezarı açılarak mübarek naaşı derme çatma bir darağacına asılır…

CHP’nin hukuk anlayışı; şapka aleyhindeki eseri, şapka kanunundan 2 yıl evvel maarif vekaleti tarafından basıldığı hâlde Atıf Hoca bu kitaptan dolayı idam edildi…

Meşhur Hamid Aytaç, şapka kanununu tenkit ettiği için Sinop’a sürgüne gönderildi…

Tarihçi İsmail Hakkı Konyalı'nın eserine göre: Kütüphanelerdeki İslam harfleriyle yazılan eserlerin üzerine benzin dökülerek yakıldı. Padişah tuğraları ve kitabeleri yok ediliyor…

Haçlı ordularını yenen Anadolu ve İslam dünyasını Haçlıların istilasından koruyan Sultan İkinci Kılıçarslan’ın yaptırdığı Selçuklu hükümdarları türbesindeki altı Selçuklu padişahının mumyaları yerlerinden alınıp, Dedebahçesi’nin arkasındaki  Taç Veziri türbesinin önündeki köpeklere attırılmıştır. Müzeler ve kütüphaneler umum müdürü üstadım Ahmed Tevhid Bey’in ısrarlı müracaatları üzerine Konya Valisi İzzet Bey bunları çöp arabasına doldurtarak bilinmeyen ve hâlâ bulunamayan bir yere gömdürmüştür. Bu mübarek insanlar Haçlı Orduları ile savaşmışlardır. Haçlıların intikamı mı bu iş?..

Menemen olayları CHP’nin bir komplosu idi. Varılmak istenen hedef, halkın çığ gibi ilgi gösterdiği Serbest Cumhuriyet Fırkasını kapatmak idi.  24 ve 26 Aralık 1930 tarihli Yeni Asır gazetesi; birkaç uyuşturucu bağımlısı serserinin işi olduğunu, yarım saatte bastırılabilecekken dört-beş saat sürdüğünü yazdı... Yine aynı gazete; jandarma komutanı olayı karakolun penceresinden seyretmekte ve mâni olmak isteyen jandarma erlerine mâni olduğunu… Jandarma komutanının âdeta onlara fırsat tanıdığını ve bu yüzden Kubilay ve 2 bekçinin öldürüldüğünü yazmaktadır.

1930’larda, Ankara’da sazına tel almak için Ulus çarşısına gitmek isteyin Âşık Veysel polis tarafından kıyafeti uygun olmadığı için geri çevrilmişti… (Erdal Şen, Bir Yiğit Vardı 71. sayfa)

1943'te CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Behçet Uz aniden görevinden alındı. Sebep ise CHP İstanbul İl Başkanlığını ziyareti sırasında kendisine; “İstanbul’da ne var ne yok” diye soran İnönü’ye; “Paşam İstanbul kan ağlıyor. İktisadi durum iyi değil, esaslı tedbirler almak lazım” şeklinde cevap vermiş olmasıydı… (Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Anıların İzinde Cilt-2 sayfa 279)

İsmet İnönü’nün açıklaması: “Bu ülkede sadece Türk Milleti etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur.” (Ayşe Hür, Öteki Tarih cilt-3 sayfa 40)

CHP’nin tarihteki karanlık sayfaları bitmez. İnşallah sonraki yazılarımızda yazmaya devam edeceğiz...(Türkiye)

YORUM EKLE