Bahçeşehir Koleji’nden ’Dünya Vatandaşlığı Programı’ semineri

İzmir'de Bahçeşehir Koleji Tarafından Öğretmenlere Yönelik 'dünya Vatandaşlığı Programı' Semineri Düzenlendi.

Bahçeşehir Koleji’nden ’Dünya Vatandaşlığı Programı’ semineri

İzmir’de Bahçeşehir Koleji tarafından öğretmenlere yönelik ’Dünya Vatandaşlığı Programı’ semineri düzenlendi. Eğitimcilere sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda dünya vatandaşlığı programının 17 hedefi anlatıldı. Program kapsamında, kolej öğrencilerinin küçük yaşlarda birer küresel sorun çözücüler olması hedefleniyor.

Bahçeşehir Koleji’nin Güzelbahçe ilçesindeki kampüsünde, ilçede görev yapan öğretmenlere yönelik önemli bir seminer düzenlendi. ’Dünya Vatandaşlığı Programı’ seminerinde, belirlenen 17 kalkınma hedefi anlatıldı. Seminerde konuşan Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, "Sizlerin, bizlerin geleceğe hazırladığı nesiller, bu okullardan mezun olduklarında, onları yepyeni bir dünya bekliyor. Nasıl bir dünyaya yeni nesli hazırlıyoruz, değişimler neyi getiriyor? Onları nasıl mesleklere hazırlıyoruz, nasıl bir geleceğe hazırlıyoruz? Temeldeki soru ise onları, bugünün ve geleceğin sorunlarının çözümü için hangi bilgi ve beceri ile donatıyoruz sorusu. Bugünün ve geleceğin gerekliliğine dair yeni, inovatif ve gerekli olan süreçleri işin modeline dahil eden bir kurumuz" dedi.

“Hedefimiz dünyanın en iyi eğitim kurumları içerisinde olmak”

Dağ, konuşmasının devamında öğrencilere, yeni nesillere sadece bilim ve teknolojiye dair süreçleri, bilgiyi aktarmanın artık yetersiz olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Onlara farklı beceriler kazandırmamız gerekiyor. En başında da iletişim becerileri geliyor. Dünya dillerini kullanma becerileri geliyor. İş birliğini yapabilme geliyor. Birlikte çalışabilme kültürü bunların başında geliyor. Bunlarla birlikte problem çözme becerilerini geliştirebilmeleri için üst düzey düşünme becerilerini onlara kazandırmamız gerekiyor. Bütün bunları yapabilmek için eğitiminizi, uygulamalarınızı yeniden modellemeniz gerekiyor. Disiplinler arası bir bakış ile öğrencilerimizi süreçlerin içerisine dahil etmemiz, onları tasarlayabilen, üretebilen, projelendirebilen ve uygulayabilen bireyler olarak yetiştirmemiz gerekiyor. Bütün bunları derleyip toparladığımızda, yepyeni bir paradigmanın gerekli olduğunu görüyoruz. Bu gerekli çünkü aslında süreçler değişiyor. Dünyada daha iyiye, daha doğruya, insani şartların iyileştirilmesine dair ne varsa aslında bu eğitimle gerçekleşecek. Bizim de çok genç nüfusumuz var. Bu genç nüfus çok önemli bir potansiyel. 2035’lerden sonra nüfus yavaş yavaş yaşlanmaya başlayacak. Bu potansiyelin çok iyi değerlendirilmesi lazım. Bu potansiyeli değerlendirmenin koşulu da aslında nitelikli eğitimden geçiyor. O nedenle bizim yeni hedefimiz, dünyanın en iyi eğitim kurumları içerinde olabilmek. Bu Türkiye için çok kıymetli. Türkiye’de bilim ve teknoloji adına üretilen her şey aslında ülkemiz adına bir değer."

“Öğrencilerin bireysel sorumluluk almalarını hedefliyoruz”

Dünya Vatandaşlığı Programı hakkında bilgi veren Bahçeşehir Koleji Genel Müdür Yardımcısı Hale Güneş ise, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin ilk defa 2012 yılında ortaya konulduğunu, bu programın, geleceğe daha iyi bir dünya bırakabilmek adına 17 kalkınma hedefi oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle kendilerinin de Bahçeşehir Kolejleri olarak öğrencileri dünya vatandaşlık programı ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile yetiştirecek şekilde planlamalar yaptıklarını söyleyen Hale Güneş, "Öğrencilerin küçük yaştan itibaren küresel sorun çözücüler olmasını istiyoruz. Küresel sorunların farkında olan, bunun için çözüm yolları düşünen, üreten, farkındalığı gelişmiş bireyler yetiştirmek istiyoruz. Doğaya, çevreye, dünyanın sorunlarına ilgisi olan çocuklar yetiştirmek istiyoruz. Bu uyguladığımız program ile öğrencilerde küçük yaştan itibaren farkındalık oluşturmak, bireysel sorumluluk almalarını sağlamak hedefindeyiz" dedi. Belirlenen bu 17 hedefi tüm derslerin içerisine yedirdiklerini aktaran Hale Güneş, "Anaokulundan itibaren tüm öğrencilerimiz bu hedeflerle yetişecek. Bizim için uygulamalar çok önemli. Öğrencilere sadece anlattığımızda, kalıcılığı olmuyor. Bizim o ders programının içerisine yaptığımız tamamen uygulamaya dönük içerikler. Eşitlik ve adalet kavramlarını öğretmek için öğretmen biraz şekerle sınıfa gelerek, öğrencilere bu şekerin dağılımını nasıl adil şekilde yapacağı soracak. Yani hem onların konuştuğu, fikirlerini sunduğu, hem de uygulama ile bunu yaptıkları ders örneği hazırlıyoruz. Öğrenciler bunu uyguladıklarında hem farkındalıkları gelişecek hem de kendi fikirlerini uygulamada göstermiş olacaklar" diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER