Sual: Marifet sahipleri ile açlıkla nefislerini temizleyen ama Allahü teâlâya yaklaşamayanların arasında ne fark vardır?

Cevap: İmam-ı Rabbani hazretleri Mektûbât kitabının birinci cildi 293. mektubunda buyuruyor ki: Şeyh-ül-islâm Hirevî vel-imâm-ül-Ensârî Abdüllah “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” hazretlerinin, (Menâzil-üs-sâyirîn) kitabında ve buna kendi yaptığı şerhinde buyuruyor ki: Tecrübe ile anladım ki, marifet sahibi olanların feraseti Allahü teâlâya yarayan kimselerle, Ona yaramayan kimseleri ayırmaktır. Allahü teâlâyı zikir edenleri ve (Cem’ makamı)na kavuşanların yaradılışlarındaki uygunluğu anlamaktır. Marifet sahiplerinin feraseti budur. Açlıkla ve insanlardan kaçarak çile odasında yalnız yaşamakla nefislerini temizleyenlerin, fakat Hak teâlâya yaklaşmayanların ferasetleri cisimleri, maddeleri keşf etmek, mahlûkların gayblerini haber vermektir. Bunlar, yalnız mahlûklardan haber verir. Çünkü, Hak teâlâ ile aralarında perde vardır. Marifet sahipleri ise, Allahü teâlâdan kendilerine gelen marifetlere kavuşurlar. Hep Allahü teâlâdan haber verirler. İnsanların çoğu, Allahü teâlâdan kesilmiş olduklarından ve hep dünyayı düşündükleri için, maddeleri keşfedenlere, mahlûklardan bilmediklerini haber verenlere kıymet verirler. Onları büyük bilirler. Onları Evliya ve Allahü teâlânın seçilmiş kulları sanırlar. Hakikatten haber verenlere dönüp bakmazlar. Bunların Allahü teâlâdan bildirdiklerine inanmazlar. (Bunlar, dedikleri gibi Evliya olsalardı, bizim hâllerimizden ve mahlûkların hâllerinden haber verirlerdi. Mahlûkların hâllerini bilmeyen kimse, bundan daha yüksek olan şeyleri nasıl bilir?) derler. Bu bozuk ölçüleri ile Evliyaya inanmazlar, doğru sözü görmezler ve işitmezler. Allahü teâlânın, bu büyükleri, cahillerin gözünden korumuş olduğunu, onları kendisine ayırmış olduğunu, onları kendisinden başkaları ile olmağa bırakmadığını bilmezler. Bunlar mahlûkların hâllerine dönüp baksalardı, Hak teâlâ ile olmağa yakışmazlardı. Böyle Hak adamlarından birinin maddelerin, cisimlerin hâllerine az bir bakışla, başkalarının anlayamadığı şeyleri ferasetle anladıklarını biz çok gördük. Bunların feraseti Hak teâlâya olan ve Onun yakınlığına olan ferasettir. Nefislerini temizleyenlerin mahlûklara olan feraseti, Hak teâlâyı ve Ona yakın olan şeyleri anlayamaz. Bu feraset Müslümanlarda olduğu gibi, Hristiyanlarda, Yahudilerde ve başka milletlerde de vardır. Çünkü, Allahü teâlâ buna kıymet vermez. Uygun olan kimselere verir. [Bu ikisini birbirine karıştırmamak için kâfirlerin ferasetine (İstidrac) denir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.