Kadının Gücünü “Şahmeran” İle Gözler Önüne Seriliyor

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Ayvalık Belediyesi Orhan Peker Sanat Galerisi ressam Melike Yaşa’nın, “Tanrıça Şahmeran” resim sergisine ev sahipliği yaptı.

Kadının Gücünü “Şahmeran” İle Gözler Önüne  Seriliyor

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin’in de ziyaret ettiği sergide, Ressam Melike Yaşa, Şahmeran’ın; minyatür resim, takı, nakış işleme ve camaltı kullanılarak minimalist yapıtlar ile uzun yıllar yaşatıldığını söyledi. Birbirine bağımlı 21 eserle yarı insan yarı yılan şekliyle biline Şahmeran’ın Cemşit ile olan öyküsü ve sonrasında Şahmeran’ın insanlar tarafından öldürülmesinin ardından Cemşit’in, Lokman Hekim’e dönüşmesini seri bir halde sergileyen Ressam Yaşa, eserlerinde resimsel değerler ve görsel algı üzerinden güçlü karakterler oluşturduğunu dile getirdi. Tanrıça Şahmeran ile Cemşit’in hikayesini anlattığı sergisinde, geleneksel kadın bakışını sorgulatıp yeniden deneyimleterek, güçlü kadın algısıyla buluşturmayı hedeflediğini kaydeden Melike Yaşa, “Güzel Sanatlar Fakültesi’nden geçen yıl mezun oldum. Zaten ikinci sınıftan beri Şahmeran serisini oluşturmaya çalışıyordum. Bu yıl da sergiye dönüştürmüş oldum” dedi. Sanat tarihini incelerken, sadece batı toplumunun karakterleri ve resimleri üzerinde yoğunlaşmak zorunda kaldıklarını aktaran Melike Yaşa, “Hz. İsa’nı hayatın, Hz. Meryem’i, Rönesans dönemindeki kişilikleri öğrendik. Sanat tarihinde bizim toplumumuzla ilgili ise hiçbir şey yoktu. Sanat tarihiyle ilgili bir kaynak olmayınca ve ben üniversiteyi okuduktan sonra Rönesans’ın doğduğu yer olan İtalya’ya gidip, oradaki eserleri de canlı kanlı görünce, dedim ki; ‘Kendi kültürümden bir varlığı, gücü kesinlikle hayata geçirmeliyim’ Şahmeran’ı okuduğum bir yazıda ucube olarak değerlendirmişlerdi. Çünkü Şahmeran he minyatür bir eser olarak ele alınmış ama oysa öyle değildi. Ben de, benim kültürümde var olan o güçlü karakter asla bir ucube falan değildi. Resime izin verilmediği için dönüştürülmemişti. Oysa batı toplumunda pek çok karakter minyatürden, resime dönüştürülebilmişti. Bunun üzerine de kendi kendime, ‘Batı toplumunda herkes önemli karakterleri dönüştürebilmişse, ben bilinçli insan olarak neden doğu toplumunun bir karakterini dönüştürmeyeyim ki? ve doğu toplumunda bastırılmış kadınlar için neden mitolojik de olsa güçlü bir ana tanrıçayı oluşturup, insanların bakışına aktarmayayım ki? İşte bu düşünceden yola çıkarak, önce farklı parçalar, sonra bir bütüne dönüştürerek şu anda sergimdeki eserler ortaya çıktı.” dedi. Günümüz toplumuna bakıldığında, kadınları inciten ve hırpalayan erkeklerin var olduğuna işaret eden Ressam Melike Yaşa, “Bu kadar sevgiye rağmen ne yazık ki günümüzde bunları da sık sık gözlemleyebiliyoruz. Ben bu eserleri yaparken, ‘Acaba Cemşit, Şahmeran için Lokman Hekim’e dönüşmeseydi. Şu an Şahmeran kurtulmuş ve varlığını devam eden bir tanrıça olacak mıydı diye? bazı şeyler aklıma gelmişti. Ama demek ki sevgi kendini feda etmekmiş ve kadın kendini bir erkek için feda edebiliyormuş” diye konuştu.

(Suat Salgın)

Körfezde Haber®

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER