Adil-Sen'den tepki: "Edremit-Bigadiç ve Havran'da neler oldu"

"Bunun en son örneği Edremit ve Bigadiç'te iffet ve cesaretin göstergesi, bir çok müslüman hanımefendilerin giydiği,  milyonlarca hanımefendinin de giyemediği halde saygı gösterdiği çarşafa zincir vurarak, Havranda ise yatsı ezanı vaktinde ezan okunurken dansöz oynatarak sergilenmiştir"

Adil-Sen'den tepki: "Edremit-Bigadiç ve Havran'da neler oldu"

Adil-Sen Genel Başkan Yardımcısı Fahri Genel Başkan Ahmet Mehmetalioğlu, yaptığı açıklamada, "Bu milletin kırmızı çizgisi haline gelmiş olan bu ilkeler,  ezan, bayrak, Kur'an ve İslam'ın hanımlarının örtüsü olan çarşaf ve başörtüsüdür."diye konuştu.

Ahmet Mehmetalioğlu, Edremit Cumhuriyet Meydanı'nda yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Kıymetli kardeşlerimiz, değerli stk temsilcileri, sayın basın mensubları ve bu vatanın yigit evlatları değerli hazirun.   Diyanet işleri başkanlığı bünyesinde haklıdan yana taraf olan ve ehli sünnet  bağlı bir sendika olan ADİL-SEN olarak ve bu basın açıklamasına güçleri ile bize destek veren diğer stk lar adına son 10 gün içinde Balıkesirin değişik ilçelerinde yapılan kutlama rezaletleri ile ilgili basın açıklaması yapmak üzere karşınızda bulunuyorum.

AHZAB SURESİ 59 - Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve bütün mümin kadınlara,  (toplum içine çıktıklarında) dış kıyafetlerini üzerlerine almalarını söyle! Bu, onların (temiz kadınlar olarak) tanınmalarını ve rahatsız edilmemelerini temin eder.

1000 yıllık tevhit hamuruyla yoğrulmuş bu topraklar dört saç ayağı üzerinde yükselmiş ve bu güne kadar bu ilkeleri koruyarak her türlü tehlikeye karşı dimdik ayakta durmayı başarabilmiştir.

Bu milletin kırmızı çizgisi haline gelmiş olan bu ilkeler,  ezan, bayrak, Kur'an ve İslam'ın hanımlarının örtüsü olan çarşaf ve başörtüsü dur.

Konuşmamın başında okuduğum ayeti kerimedeki örtü emri nazil olduğunda İslam'ın bütün kadınları baştan aşağıya örtünmüş, yöresel formatıyla bu örtü bazen çarşaf,  bazen şalvar-atkı,  bazen de geniş ve vücudun tamamını Örten pardesü tarzında bir kıyafet hanımların vazgeçilmezi olmuştur.

1500 Yıllık İslam tarihinin her döneminde tesettür imamın ve islamın bir sembolü olmuş, çarşaflı bir hanım daime iffet ve cesaretin yürüyen örneği haline gelmiştir.

Unutulmamalıdır ki, tesettür emri ferman buyurulduktan sonra peygamberimizin ezvacı tahiratı bu gün çarşaf diye anılan örtüye bürünmüşlerdi.

93 Harbi sırasında Erzurum'da Aziziye savunmasına katılan, Rus işgaline karşı Erzurum’daki halk direnişinin simgesi hâline gelmiş Türk kadın kahraman NENE HATUN da çarşaflı idi.

Ülkemizin son yüz yıllık Kurtuluş savaşlarında ise bazen cephede bazen da cephe gerisinde mühimmat hazırlayan nenelerimiz de çarşaflı idi.

15 Temmuz gecesi eşinin kamyonunu bir tank gibi hainlerin üzerine korkusuzca süren şerife bacı da, çarşaflı idi.

Örneklerden anlaşıldığı gibi zaferlerle dolu şanlı tarihimizin her döneminde çarşaf ve tesettür hep ön plana çıkmış, bazen da zaferin fitilini ateşlemiştir.

Buna örnek olarak sütçü imam dedemizin yaptığı kahramanlığı gösterebiliriz ;

31 Ekim 1919 tarihi, Maraş Millî Mücadelesinde şanlı bir direnişin başladığı gündür. Bu tarihte Fransızlardan güç alan Ermeniler, Maraş sokaklarına dağılarak önlerine gelen Türklere hakaretler ediyorlar, mukaddesata dil uzatıyorlardı. Bir grup Fransız-Ermeni devriyesi akşama doğru Uzunoluk Caddesinden kışlaya dönüyordu. O sırada Ermeni askerlerinden birisi Uzunoluk Hamamından çıkan bir hanımefendiye saldırarak peçesini yırttı ve ardından “Artık burası Türklerin değildir, Fransız memleketinde peçe ile gezilmez.” diye tehdit etti. Bu durumu gören vatandaşlar, hemen dışarı çıkıp olay yerine geldiler. Olaya müdahil olan Çakmakçı Sait ise işgalci kuvvetlerin açtığı ateş sonucu şehit düşmüştü. Bu olaya şahit olan Sütçü İmam, işgalcilere karşı silahını ateşlemiş ve işgalci askerlerden birini etkisiz hale getirmiştir. Sütçü İmam’ın attığı ilk kurşun, Fransız ve Ermenilere karşı “Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olmaz” parolasıyla Maraş’ın kurtuluş mücadelesinin de başlangıcını teşkil etmiştir.

Bu olayda Fransız askerinin kullandığı cümle çok önemlidir. Burası Türklerin değil burada peçe ile gezilmez.

Demek ki Türklerin olan bir ülkede tesettürle gezilir. Bunu tüm dünya böyle kabul etmektedir.

Öyleyse özellikle son çeyrek asırda ne oldu ki, başörtüsü ve çarşafa karşı sistematik bir saldırı ve düşmanlık başlatıldı.

Yine Fransızlar ve Ermeniler mi ülkemizi işgal etti.

Belki fizik olarak değil ama kültürel işgal gerçekleştiki, çağdaşlık ve medeniyet adına bir takım köhnemiş zihniyet sahipleri fransız, ermeni ve yunan askerinin ülkemizi işgali sırasında yapmış olduğu tahrik edici ve aşağılayıcı uygulamalara tevessül etmeye cesaret ederek çarşafı zincire vurmuşlardır.

Bu gerici ve yobaz zihniyet sahiplerine İstiklal marşı şairi Mehmet Akif,

Kim demiş avrupa insanı medeni?

Ne edep var ne haya, çırılçıplak bedeni!

Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni;

Desenize hayvanlar bizden daha medeni

şiiri ile, Sütçü imam ise silahı ile, Şanlı Türk ordusu da denize dökerek hak ettikleri cevabı vermişlerdir. 

Özellikle son yıllarda çıplaklığı medeniyet ve çağdaşlık sanan bazı gerici ve yobaz taifenin düşmandan kurtuluş günlerini vesile ederek çarşaf üzerinden islama saldırı eylemlerinin yoğunlaştığına şahit olmaktayız.

Bunun en son örneği Edremit ve Bigadiçte iffet ve cesaretin göstergesi, bir çok müslüman hanımefendilerin giydiği,  milyonlarca hanımefendinin de giyemediği halde saygı gösterdiği çarşafa zincir vurarak, Havranda ise yatsı ezanı vaktinde ezan okunurken dansöz oynatarak sergilenmiştir.

AK Partisi sözcüsü sayın Ömer Çelik’in de ifade ettiği gibi bu davranış bir vahşettir.

İşte tam da burada diyoruz ki, kimse bizden bu vahşete seyirci kalmamızı beklemesin.

Bu sinsi işgal devam ettiği takdirde, yine Akif’in dediği gibi;

Hangi çılgın, bana zincir vuracakmış Şaşarım!  der, Kükremiş sel gibi olur, Bendimizi çiğner, aşar,  dağları yırtar, enginlere sığmaz ve en son 15 temmuz gecesi yaptığımız gibi bu köhne zihniyet sahiplerini inlerine sokmasını,

Gerekli dersler alınmadığı takdirde sütçü imamın verdiği tepkiyi vermesini ve şanlı ordumuzun yaptığı gibi denize dökmesini de biliriz.

Tüm bu ahval ve şerait içerisinde dahi bu güç, cesaret ve mukaddesata düşkünlük asil kanımızda mevcudiyetini muhafaza etmektedir.

Bu ülkede huzur içinde yaşamamız için her türlü nimet ve her imkanı yüce Rabbimiz bize bahşetmiştir. En büyük medeniyet birlikte yaşama kuralları gereğince farklı da olsa düşünce ve yaşama şekline saygı duymaktır. Biz kimsenin hayat tarzına müdahale etmediğimiz gibi kimsenin de çarşaflı ve tesettürlü hanımefendilerin hayat tarzına her ne gerekçeyle olursa olsun saygısızlığı kabul etmiyoruz.

Buna binaen şimdilik kaydıyla çarşafı zincire vuranlarla ezana saygısızlık yapanları şiddetle kınıyor, bu hukuksuzluklarının hesabını yargı önünde vermeleri için savcılarımızı göreve davet ederek şiketçi oluyor, siz aziz milletimize,

Kamu oyuna saygıyla duyuruyoruz  ve  bu basın açıklamasında burada bulunan hazirun a şükranlarımızı sunuyoruz.

Adil-Sen olarak her daim haklıdan yana tarafız." 

(Sizden Gelenler)

Körfezde Haber®

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER