Haşmet Demirbil Yazıyor: "Eşekle gelen yazar beni etkiledi"

Haşmet Demirbil Yazıyor:  "Eşekle gelen yazar beni etkiledi"

EŞEKLE GELEN DOSTOYESKİ (ERSİN BİLGE) NİÇİN BENİ ETKİLEDİ

Tüm dünyada Covid-19 yaşantımızı evlere hapsederken, duygularımız boğulmuş vaziyette hissettiğimiz anlarımızda, kıyıda köşede kalmış gibi düşlerimiz, içimizdeki kıpırtılarla seslenilmeye başladığı anlar, geçmiş yaşadığımız gerçekleri fısıldarken sessiz duruşumuza isyan dakikaları,farklı dünyalarımızda kıyaslamalara başlatıp fırtınalar kopartmaya başlatıp,vicdanımıza sesleniş, geçmişi su yüzüne çıkarma savaşında benliğimiz dayanamayıp mağlup olup, kelimeler yazılara cümlecik fırtınasına, oradan da bir öykü, bir roman’a dönüşümü bir çok insanımızın hayali ama gerçekleştirilmesi çok az kişiye sonuç olmuş yaşanmış gerçek hayat hikayesidir.”Eşekle Gelen Dostoyevski”.

Belgesel öykü kitabı dünyaya gelip elden ele gezerken, her yaş grubuna hitap etmesi farklı bir edebiyat türü olarak hissedilmesi, konuları okuduğumuz saniyede sanki zaman tünelinden geçerek veya sinemanın beyaz perdesinde kendimizi izleme hissine kapılmamız da sade anlatım dilinin çok önemini yaşamakta ve Cumhuriyet tarihimizin bir yazarımızla bütünleştirmemiz çok doğaldır,tıpkı benim  Ersin Bilge’yi çok sevdiğim Cumhuriyet yazarımız Sabahattin Ali ile bütünleştirmem gibi.

Sabahattin Ali öyküleri, yaşanmış bir olayı sade bir dille aktarılmış fakat, öykülerinin içinde eleştiri ve yol gösterici sınırlar çizmiş kahramanları doğu ve batı arasında ki sıkışmış duyguları beni kurulmuş Cumhuriyet Türkiye’sinin çalkantılı yıllarında ezen ve ezilen toplum kimliklerinde, öncelikle vatan sevgisinin kutsallığı, insan sevgisi, paylaşım ile ideal bir toplum örneklerine ışık tutmayı tercih etmiş keskin kaleminden. Belgesel fotoğrafçılığından, basın yazılarından asla ödün vermemiştir.

Ersin Bilge benzer çizgisini şöyle tanımladı. 1963 yılında Erzincan/Çayırlı ilçesi yukarı kartallı köyünde ailemin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim fakat 5 kardeş yaşantımız oldu. Bulunduğumuz bölgenin şehirden uzak oluşu ve fakirlik günleri nedeniyle ders araçlarımız çok eksik bir öğrencilik yıllarımızda bir gün yine eksik bir ödev günümde öğretmenim, bir daha eksik ödevle gelirsen seni eşek sudan gelinceye kadar döverim, ailene söyle sözüne, koruyucu Anadolu kadını annem ya eşek sudan gelmezse öğretmenin ne yapacak sorar mısın sorusu benim yaşantımın dönüm noktası olmuştu.Başarılı okul yıllarım, memuriyet hayatım ve Almanya yaşantım.Oradaki farklı imkanları gördükçe ne için benim Vatanımdaki gençlerimize bu ışık tutulmuyor? Nasıl yararlı olabilirim? sorularına nihayet 2019 yılında yararlı olabilecek birikimlerim ve duygularımı gerçeğe dönüştürecek gücüm oluştu ve Erzincan/Çaylı köyünden başlayarak 13 çevre köy okulunu ziyaret ederek, okul ve kırtasiye özellikle Dünya klasiklerinden kitap setlerini Kaymakamlık ve Valilik izinleriyle gerçekleştirmeye başlarken kitabımda gerçekleşti.Tüm gelirini köy çocuklarına ve özellikle Üniversite öğrencilerimize Burs olarak dağıtım başlarken,sevgi yumağına, can suyuna Almanya’dan Türk asıllı iş dünyasından dostlarımda katılımcı olmalara başladılar.Kitap fuarlarına katılımlarımın sonucu 4. baskı gerçekleşti.

Anadolu’dan sonra Sabahattin Ali hayranlığımdan ilk defa Ege bölgesinde bir dağ köyü dikkatimi çekti.Bir aile dostumun sosyal çalışmalarıyla bu köy ilkokulunda gençlere bir ışık tutma mücadelesinde Almanya’da yalnız bırakılmadım ve bir lokmacıkta bizden diyerek önemli kırtasiye malzemeleri, dünya klasikleri armağan etik bazı Alman arkadaşlarımında katılımıyla okul ziyaretimde yaz olmasına rağmen öğrencilerle bir araya gelmenin mutluluğu, coşkusu , o zeki, sevecen çocuklarımızın Çanakkale Kahramanı Kocaseyit topraklarında Şair Halil Soyuer’in Sevgi tomurcuklarını ruhlarında açmaları , Kuvâ-yi Milliye ruhu torunları olmaları beni çok duygulandırdı.Üniversite bitim yıllarına kadar bu çocuklarımızdan ışığımızı esirgemeyeceğim ve çok eminim ki bu gruptan çok yararlı siyasi veya meslek sahibi Doktor, öğretmen gibi örnek kimlikler vatanı için yararlı olacaklar. Sabahattin Ali Müzesi ziyaretim ve yaşam öyküsü Edremit’te beni çok duygulandırdı şimdi savaş yıllarında Bursa/Zeyniler köyünde geçen Reşat Nuri Güntekin ÇALIKUŞU romanındaki

Feride.Öğretmenimizin topraklarını da ziyaret edip . Bursa Dağ köylerimizdeki öğrencilerimizle buluşmayı seneye hedefliyorum…

Sözlerimi Gazeteci-Yazar İsmail Saymaz dostumun kitabımın arka kapağına yazdığı cümlelerle tamamlamak isterim….

Ersin Bilge, doğup büyüdüğü Erzincan’da hep eşek sırtında dağıtılan kitapların, defterlerin ve kalemlerin yolunu gözledi.

Aradan yarım yüzyıl geçti fakat kendisi gibi yalınayak ve pantolonu yamalı köy çocuklarının özlemini yaşam boyunca asla hatırından çıkarmadı.

Bir gözü Almanya’da ise diğeri şu garip Anadolu’daydı, bir kulağı Almanya/Oberhausen’de diğeri Erzincan’da.

İnsanlarına sonsuz bir sevgi ve yurduna tarifsiz bir sorumlulukla bağlandığı için kendi olanaklarıyla kitaplar ve kırtasiye malzemesi toplayıp bir eşek sırtında doğu batı, Alevi-Sunni ve Türk-Kürt demeden çocuklara dağıtıyor. Karşılıksız çıkar beklemeden, yurtseverlik hissiyle…

Son Sözü: Deli gönlüm sevmelere bıkmadı, sevgi bende hiç izine çıkmadı…

Güncelleme Tarihi: 19 Eylül 2022, 14:44

Körfezde Haber®

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER