Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği: "Küresel sermayeye peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz"

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği: "Küresel sermayeye peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz"

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Küresel sermayeye peşkeş çekilmesine izin vermeyeceklerini açıkladı.

Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Balıkesir-Çanakkale İlleri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı” iptal davasında keşif yapıldı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlediği ihale ile özel bir şirket tarafından Balıkesir-Çanakkale
İlleri 1/50.000 Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı hazırlandı. Yerel Yönetimlerin yetkilerini ellerinden
alıp kıyıları yerli ve yabancı yatırımcılara açılacak Plan, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
tarafından 18.09.2020 tarihinde onaylandı ve 9.11.2020 günü askıya çıkartıldı. Planın hazırlık
sürecinde STK’ların ve ilgili kurumların görüşleri alınmadı. Plan “oldu bitti”ye getirildi.
Planın yerel yönetimlerin ve özel idarelerin yetkilerine müdahale ettiği, deniz ve kıyı ekosistemini
bozan, kıyıların doğal ve kültürel yapısını tehdit eden ve yeni rant ve talan politikalarına, küresel
sermayeye davet çıkaran bir niteliğe sahip olduğu ve belirsiz olduğu görüldü. Plana çok sayıda
kurum itiraz etti ancak itirazlar dikkate alınmadı ve plan onaylandı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları
Koruma Derneği olarak bizler ve Assos Dayanışması grubundan 10 gerçek kişi ile birlikte bu planın
iptali için Danıştay nezdinde davacı olduk. Ayrıca EMARÇEB (Ege ve Marmara Çevre Belediyeler
Birliği), TEMA, Edremit Belediyesi, Bozcaada Belediyesi, Erdek Belediyesi, Mimarlar Odası Genel
Mekezi, Şehir Plancıları Odası Genel Merkezi gibi kuruluşlar ve bazı bireyler de davacı oldu. Danıştay
davaları birleştirerek tek bilirkişi heyeti belirleyip ortak keşif yapılmasına karar verdi. 29-30 Haziran ve
1 Temmuz 2022 günleri arasında üç güne yayılan keşif Çanakkale adliyesinde yapılan toplantı ile
başladı.
Birinci gün Çanakkale Merkez, Ezine, Geyikli, Assos ve Sazlı altında, ikinci gün Karabiga, Biga, Erdek,
Bandırma, üçüncü gün Edremit, Gömeç, Ayvalık, Altınova kıyılarında inceleme yapıldı.
Avukatımız Pervin Çelik ile birlikte dernek temsilcilerimiz, Assos Dostları ve diğer davacı kurum
temsilcileri olarak plana olan itirazlarımızı bir kez daha seslendirme fırsatı bulduk. Planın
uygulanması halinde kıyı ve deniz ekosisteminin bozulacağını ve kıyıların doğal ve kültürel
varlıklarının tahrip olacağını keşif mahallinde göstererek anlattık.
PLANDA NELER VAR?
Kıyı şeridinin öncelik açısından 3 dereceye ayrılarak işaretlendiği planda öngörülen öncelikli tesisler
arasında; 1 adet Çekek (Erdek), 2 adet Yük Limanı (Marmara, Edincik), 6 adet Yat Limanı (Avşa-
Paşalimanı-Ekinlik, Çanakkale, Bozcaada, Burhaniye, Altınova 2), 4 adet Feribot/yolcu iskelesi
(Marmara, Sazlı, Gelibolu 2), 1 adet Kruvaziyer Liman (Bozcaada), 5 adet Balıkçı Barınağı (Karabiga
2, Altınova, Gelibolu, Saros), 2 Rekreatif amaçlı kıyı düzenlemesi (Ayvalık 2) yer aldığı görülüyor.
Bütünleşik Kıyı Alanları Planında Bozcaada’nın Poyraz’a kapalı olacak kesiminde, Gökçeada’nın belli
yerlerinde Tehlikeli atık taşıyan gemilerin bekleme alanları belirlenmiş. Bu durum Bozcaada,
Gökçeada ve Saros Körfezi için oldukça endişe verici.
BU PLAN MADEN TALANINA ALTYAPI OLUŞTURMA PLANIDIR.
1/ 100.000 ölçekli çevre düzeni planında Kazdağları çevresi için öngörülen yoğun madencilik
faaliyetleri dikkate alındığında Marmara Denizi kıyısında planlanan 2 adet yük limanının uluslararası
maden tekelleri hizmetine yönelik altyapı oluşturma amacının olduğu düşünülmektedir. Kıyı alanları
planı, kıyıların artık gizlenemeyen bir işgal ve rantiye stratejisinin su yüzüne çıkma halidir.
Bandırma’dan Dikili sınırına kadar uzanan kıyı şeridinde planlanan 1 çekek, 6 yat limanı, 4 feribot
iskelesi, 1 kruvaziyer liman ve 5 balıkçı barınağı bölgeye ne tür bir kalabalık davet edildiğinin açık
göstergesidir. Çanakkale Boğazı Köprüsü ve bağlantı yolları ile birlikte ele alındığında bu planın temel
amaçlarından biri halkın değil; “madenci” kisvesi altında bölgedeki doğal ve kültürel dokuyu
yağmalayacak olan yabancı sermaye ile yerli işbirlikçilerinin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını
gidermektir.
ÖNGÖRÜLEN TURİSTİK YOĞUNLUK ZEYTİNLİK ve ORMANLIK ALANLARIN YAPILAŞMAYA
KURBAN EDİLMESİ DEMEKTİR.
Maden talanından başka “turizm” adına planlanan yüksek kapasiteli yatırımlar ile kitlesel turizm
amaçlanmaktadır. Bu yatırımlar çevresinde kaçınılmaz olarak buna uygun altyapı, konaklama,
alışveriş merkezi gibi inşaatlar boy gösterecektir. Bu durum arıtma tesisi, içme suyu gibi alt yapısı
zaten yetersiz olan bölgede yeni bir nüfus patlamasına ve yapılaşma baskısına yol açacak ve altyapı
krizleri daha da artacaktır. Planda açığa çıkan strateji ile kıyı şeridindeki zeytinliklerin istisnasız olarak
inşaata kurban edilmesi kaçınılmazdır.
KIYI VE İÇ KESİMLER DOĞAL ve KÜLTÜREL AÇIDAN AYRILMAZ BİR BÜTÜNDÜR.
Planlanan kıyı şeridi, çevrelediği iç kesimlerle bütündür. Biga yarımadası, göç yolları üzerine yayılmış
eşsiz doğası ile dünya ekosisteminin ayrılmaz parçasıdır. Başta Manyas kuş cenneti ile sayısız sulak
alanları, Kazdağları, Madra Dağı, dereleri, ovaları, yaylaları ile bitkisel, hayvansal ve kültürel yaşamın
vazgeçilmez mekanıdır. İlyada destanının yaslandığı coğrafyadır. Bütün dünyada okullarda anlatılan
Truva’dır, Troas’tır. Aeneas’ın Roma’ya uzanan rotası buradan başlar. Aziz Paulus’un Makedonya
rotası buradadır. Büyük İskender ve Darius’un rotaları da. Ama en önemlisi Bağımsız Türkiye’nin
paradigması emperyalizme başkaldırının, Çanakkale Savaşları’nın coğrafyasıdır burası.
“Balıkesir-Çanakkale İlleri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı” Biga yarımadasının bu
bütünsel yapısını parçalayıp bütün kıyıları küresel sermayenin emrine açma planıdır.
Planın iptali için açtığımız davada bilirkişi keşfi tamamlandı. Bilirkişilerin de bilimden ve gerçeklerden
yana davranacağına ve davayı kazanacağımıza inanıyoruz.
Dağlarımızı, ovalarımızı koruduğumuz gibi, Bandırma’dan Ayvalık’a kadar tüm kıyılarımızı da
korumak gelecek kuşaklara borcumuzdur. Kıyılarımızın bozulmasına izin vermeyeceğiz!"

Körfezde Haber®

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER