Ayvalık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde toplanan Eğitim-Bir-Sen Ayvalık Temsilciliği yöneticilerince hazırlanan basın açıklamasını, sendikanın Ayvalık Temsilcisi Abdülaziz Yük seslendirdi.
“Artık Yeter” vurgusunda bulunulan açıklamada, “Dün Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırı ve sonrasında daha bugün Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda, okulun 8. sınıf öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucunda 1’i öğretmen, 3’ü öğrenci olmak üzere toplam 4 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise yaralandığı bilgisi büyük bir üzüntüyle öğrenilmiştir. Bu menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor; hayatını kaybeden öğretmenimize ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Eğitim camiamıza ve milletimize başsağlığı diliyoruz.” ifadeleri yer aldı.
Okullarda eğitimcilere ve öğrenciler yönelen şiddetin artık münferit değil, yaygın bir toplumsal sorun olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Bu durum, toplumsal çürümeyi açıkça gözler önüne sermektedir. Şiddet olayları toplum içinde yaygınlaşmış, eğitim kurumları şiddet olaylarının sıklıkla yaşandığı alanlara dönüşmüş, eğitim çalışanları şiddetin adeta açık bir hedefi olmuştur. Bu manzara toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bu yaşananlar karşısında herkesin başını iki eli arasına alıp nereye bu gidiş sorusunu sormalı, sorumluluğunu düşünmelidir. Öğretmenin itibarsızlaşması da toplumsal değerlerin çöküş alametidir. Bu topraklarda bin yıldır var olan ‘Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir’ anlayışı terk edildi. Eğitimciler, her türlü mecra kullanılarak yıpratılan şikayet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü. Bu yanlış iklimin sonucunda Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşadığımız vahim tablolar oluşmuştur” denildi.

Ayvalık Eğitim-Bir-Sen Temsilcisi Abdülaziz Yük yaptığı açıklamada, ABD gibi ülkelerde sıklıkla görülen silahlı okul baskının bir benzerinin Türkiye’de gerçekleşmesinin, bugüne kadar yaşananlar sebebiyle görevleri başında can güvenliğinden endişesi taşıyan eğitim çalışanlarını daha büyük bir endişeye sevk ettiğini belirterek, “Tüm Türkiye’de bir gün iş bırakarak gösterdiğimiz tepki bu büyük endişenin görülmesini de sağlamak amacı taşımaktadır. Her yıl öğretmenler günü kutlamaları yapılıyor. Öğretmenliğin değerine dair güzel sözler söyleniyor, öğretmenlerle yaşanmış kıymetli hatıralar paylaşılıyor. Ama hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Geliştirilen, kurulan mekanizmalar, toplumun üzerine boca edilen haberlerle öğretmenin itibarı yol edilmeye devam ediyor. Biz öğretmene değer her şeye değer derken toplumda öğretmen sahipsizdir vuranın yanına kar kalır düşüncesi hâkim olmaktadır. Bu iklimde maalesef öğretmenler öğrencisinden ve velisinden korkar hâle gelmiştir.Bu tablo doğru değildir. Bu tablodan ülkemize fayda gelmez. Yarınlarımız aydınlanmaz. Bu tablodan sevgi saygı çıkmaz. Bu tabloyu kabul etmiyoruz” dedi.
“EĞİTİMCİLERE YAPILAN HER SALDIRI TOPLUMSAL HUZURU TEHDİT ETMEKTEDİR”
Abdülaziz Yük, söz konusu saldırıların sadece bireylere değil; eğitime, topluma ve doğrudan geleceğe yapıldığını savunarak, “Bugün daha iyi bir eğitim için müfredatı, pedagojiyi ve geleceği konuşmamız gerekirken; şiddeti konuşmak zorunda kalıyoruz. Bunun sebebi, şiddetin artan toplumsal maliyetine rağmen, çözüm üretmekte yetersiz kalınmasıdır. Artık öyle bir noktadayız ki; eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili hâline gelmekte, silaha erişim kolaylaşmakta ve okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaktadır. Aklı olanın da olmayanın da öğretmene, öğrenciye ve eğitim çalışanına yöneldiği bir zemin oluşmaktadır. Bu gidiş kabul edilemez. Eğitimciye yönelik şiddet, bireysel bir suç olmaktan çıkmış; doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline gelmiştir. Eğitimcilerimize yönelik her saldırı, geleceğimizi karartmakta, eğitim ortamını zehirlemekte ve toplumsal huzuru tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.
TALEPLERİNİ SIRALADI
Ayvalık Eğitim-Bir-Sen Temsilcisi Abdülaziz Yük açıklamada, taleplerini; “Eğitim Bir Sen olarak; Sanal medya üzerinden yapılan tehditler tespit edilmeli ve bölgedeki güvenlik birimleri harekete geçirilmelidir. Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir. Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir. Okul polisi uygulaması hayata geçirilmelidir. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır. Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır. Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır. İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir. Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir” şeklinde sıraladı.

VELİLERE SESLENDİ
Öğretmenlerin velilerin en kıymetli varlığın olan çocuklarına hizmet için dişini tırnağına takarak çalıştığının altını çizen Bu temel gerçeği kabul etmek gerekir. Çok basit konularla şikayet edilmek, okulda derste yaşananların aslını öğrenmeden tepki göstermek ve hedef haline getirmekle hiçbir yere varılamaz! Bizler ülkemizin geleceği için sizin kıymetlileriniz çocuklarınız için buradayız.
Öğretmeni değersizleştiren, hedef hâline getiren anlayış en büyük zararını ilk başta çocuklarımıza ve ailelerine vermektedir. Biz bu kötü anlayışın karşısında öğretmenlerimizin itibarını korumak kadar, çocuklarımızı ve ülkemizin yarınlarını korumak içinde duruyoruz. Bugün Siverekli ve Kahramanmaraşlı çocuklar için buradayız. Siverekli ve Kahramanmaraşlı öğretmenlerimiz için buradayız.
Şunu herkes bilmelidir: Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır. Öğretmene yapılan saldırı, bu milletin vicdanına yapılmıştır. Bu bir uyarıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Şiddeti normalleştiren, görmezden gelen ve gerekli tedbirleri almayan herkes bu tablonun sorumlusudur. Artık sabrımız kalmamıştır. Devletin en temel yükümlülüğü, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamaktır. Eğitimcilerin ve öğrencilerin güvenliğini sağlamak, okullarda huzurlu bir eğitim ortamı oluşturmak ertelenemez bir sorumluluktur. Eğitimciler; savunmasız, korumasız ve yalnız bırakılmamalıdır. Yaptıkları işin onuruna yakışır güvenlik ve çalışma şartları derhal sağlanmalıdır. Öğretmene sahip çıkmak, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır. Gerekli adımlar atılmazsa, bu sürecin takipçisi olacağımızı ve mücadeleyi her platformda büyüteceğimizi ilan ediyoruz. Şiddeti nefretle kınıyor, saldırıya uğrayan öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarına acil şifalar diliyoruz” diye konuştu.
Basın açıklamasının ardından, Ayvalık Eğitim-Bir-Sen Temsilciliği bünyesindeki öğretmenler olaysız bir şekilde ilçe milli eğitim binasının önünden ayrıldı.
Suat Salgın
Yorumlar
Kalan Karakter: