Edremit'te hekim-hasta tartışması

Tırnak batma olayına sekreterin 10 gün sonraya sıra veren doktor H.K. ile ‘Oğlum acı çekiyor’ randevunun öne alınması konusu adliyeye taşındı.

Edremit'te hekim-hasta tartışması

Doktorla tartıştığı ileri sürülen anne kocasına haber verince hastanede tartışma büyüdü

Edremit Devlet Hastanesi’nde kendisini darp ettiği ileri süren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. H.K.'nın şikayeti üzerine adliyeye sevk edilen çiften kadın serbest bırakılırken, eşi tutuklandı.

İddialar havada uçuştu...

Balıkesir’in Edremit ilçesinde tırnak batması sonucu müracaat eden hastaya doktorun,10 gün sonraya sıra verilmesi sonrasında ise randevunun iptal edilmesi üzerine doktor ile hasta yakınları arasında çıkan tartışma büyüdü.

İddiaya göre, olay Edremit Devlet Hastanesi’nde yaşandı. Oğlunun tırnağının batması sonucu çok çocuğunun acı çektiğini zorlandığını belirten anne M.Ö., hastane genel cerrahi uzmanı Dr. H.K.'nin muayenehanesine giderek “Oğlumun ayağı çok kötü. Okula gitmekte de zorluk çekiyor.” dediğini belirterek doktorun ‘oğlunuz’ nerede dediğini sorduktan sonra bende okulda olduğunu söyledim. 18 Ocak tarihine randevu verilmişti. Bende randevuyu daha erkene alamazmısınız ricasında bulunduktan sonra sinirlenerek ‘hem hastayı getirmiyorsunuz, hem de randevu vermemi istiyorsun, öne alamam’ dedi. Doktorun ardından ‘... kadının oğluna randevu verilmeyecek’ dedikten sonra bağırmaya başladı. Üstüme yürüdü.”dedi.

 Eşini bilgi almak üzere aradığını belirten baba A.Ö. ise, eşinin ‘randevu alamadım. Doktor üzerime yürüdü, erkene alırmısınız dediğim içinde verdiği randevuyu iptal ettiği söyledi.

 Bende üzüldüm, konuşmak için neden böyle davrandığını öğrenmek için hastanede girişte bekleyen eşimin yanına geldim. Doktor bana parmak sallayarak ‘o … kendini ne zannediyor’ dedi. Bende ‘parmak sallama, benim eşime’ o …diyemezsin’ dedim. Ayağa kalktı. Üzerime yürüdü. Güvenlikçiler araya girdi. Beni tutmaya çalışırken benim sağ gözüme bir tane yumruk attı. Darp raporu aldım’

Doktor şikayetçi oldu.

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hüseyin Kara ise,’Hastanın annesine sekreterim tarafından randevu verilmiş. Bende kendisine yardımcı olmak için 18 Ocak tarihine randevu verdim. M.Ö. bu tarihin geç olduğunu ve oğlunun okula terlikle gelip gittiğini, oğlunun durumunun acil olduğunu, daha erken randevu verilmesini istedi. ‘Başka boş randevum yok. Kabul ederseniz bu’ dedim. Randevuyu tekrar erken verin deyince, bende yok bu tarihten başka dedim. Kadın sesini yükselterek siz nasıl doktorsunuz gibi sözler serf etti. Sekreterime o zaman 18 Ocak için tarih verin dedi. Bende bana hakaret eden kimseye randevu veremem dediğimde bayan sesini yükselterek hakaretlerini çoğaltmaya başladı. Bende dışarı çıkmasını istedim. Bende güvenlik çağırarak dışarı çıkardım. Dışarıda ben sana gününü gösteririm seni her yere şikayet edeceğim diyerek dışarı çıktı. 15 dakika geçti. Kapımın tekmelendiğini duydum. Ben tekrar güvenlik çağırdım. Sonradan ismini öğrendiğim A.Ö. geldi. Karın buraya geldi cümlesini tamamlamadan bana hitaben karısı değil eşi veya hanfendi diyeceksin diye elini öfkeli bir şekilde kaldırdı. Hemen üzerime saldırdı. Sağ yanağıma ve gözlüğüme gelecek şekilde yumruk attı. Güvenlik ayırdı. Gözlüğümde hasar oluşmadı. Beni darp edip, ölümle tehdit, hakaret etti. Benim yaralamamdan dolayı alınan geçici dr raporumun kati raporumun adli tıptan alınmasını talep ediyorum. Hastane düzenini bozan ve kalan hastalarıma hizmet vermemi engelleyen M.Ö. ve A. Ö. şikayetçiyim’dedi.

Şikayet üzerine bugün öğleden sonra baba A.Ö ve eşi M.Ö. adliyeye sevk edildi. Baba tutuklanırken, eşi serbest bırakıldı.

Editörden:

 Kamu kurumlarımızda yaşanan bu tür üzücü olaylar, özellikle yönetim kademelerine yapılan atamalarda siyaset ve siyasetçilerin önemli etkilerinin olduğu gerçeğinden hareketle daha sorumlu davranılması gereğini ortaya açık ve net bir şeklide koydu.  Yapılan atamalarda kariyer ve liyakatten ziyade senin adamın, benim adamım kaygısından uzaklaşarak işi ehline vermenin gerekliliğini ortaya koyuyor. Siyaset kurumunun özellikle milletvekilleri düzeyinde kendilerine alan yaratma, benim adamım kaygılardan ziyade, istişare kültürünün hayata geçirildiği, yerel dinamikler, siyasiler, çalışanlar, sivil toplum kuruluşlarının ve kamuoyunun görüşlerinin dikkate alınarak liyakatin esas alındığı bir yolun benimsenmesi gereğini ortaya koyuyor. Kurumların yönetimlerinin iş barışı, huzur, çatışmaların ortadan kaldırıldığı, imkanların vatandaş için etkin olarak seferber edildiği, halkla ilişkilerin önem kazandığı huzurlu, verimli kurumlar haline gelmesi, varolan kaynakların etkin kullanılması ve hizmet alanla verenlerin insan olduğu gerçeği göz ardı edilmediği bir yapıya her zamankinden daha çok ihtiyaç var."

(Bekir Terzioğlu)

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2022, 21:14

Körfezde Haber®

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER