Balıkesir’in İvrindi ve Burhaniye ilçeleri yakınlarında, Kazdağları ekosisteminin güney uzantısı olan Madra Dağı’nda faaliyet gösteren TÜMAD Madencilik A.Ş.’nin kapasite artışı projesi, bölge sivil toplum kuruluşlarından büyük tepki gördü.

Şirket, 2016 yılında kamuoyundan kaçırılan ÇED raporu ile “ÇED Olumlu” kararı almış ve 2019 yılında faaliyete başlamıştı. 7 Mayıs 2025 tarihinde başlattığı ÇED süreciyle yıllık üretim kapasitesini artırmak isteyen TÜMAD, 27 Mayıs’ta gerçekleştirilen Halkın Katılım Toplantısı’nda halkın itirazlarıyla karşılaşmıştı. Bugün ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nde yapılan İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısında, proje ile ilgili kurum görüşleri alındı ve sivil toplum kuruluşları projeye karşı itirazlarını sundu.
Projenin mevcut 835,53 hektarlık alanı, 452,44 hektar artırılarak toplam 1.287,97 hektara çıkarılmak isteniyor. Kapasite artışı ile Ocak sahası 134 hektardan 353 hektara, Yığın Liç alanı 83 hektardan 257 hektara çıkarken, yıllık üretim kapasitesi 7.760.000 tondan 15.500.000 tona yükseltilecek. Yığın liç tesisinin toplam kapasitesi ise 155,3 milyon tona ulaşacak.
Bölgede faaliyet gösteren Burhaniye Çevre Platformu, Burhaniye Kent Konseyi Ekoloji Çalışma Grubu, Gökçeyazı Türkmen Dağı Doğa Koruma ve Dayanışma Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Platformu, Gömeç Çevre Platformu, Balıkesir Çevre Platformu, Bergama Çevre Platformu ve Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) temsilcileri, kapasite artışının Madra Dağı’nın ormanlarını, su kaynaklarını, tarım alanlarını ve meraları yok edeceğini vurguladı.

Sivil toplum kuruluşları, projenin bölgenin biyoçeşitliliğini ve su rejimini tehdit ettiğini belirterek, madenin Kozak Yaylası ve Kazdağları Milli Parkı’na yakınlığının ekosistemi olumsuz etkilediğini kaydetti. TÜMAD’ın, Madra Barajı ve Düdüklü Suyu gibi içme suyu kaynaklarını kullanmasının ciddi bir risk oluşturduğunu ifade eden platformlar, projenin olası atık ve sızıntılarla hem mikro hem makro havzaları tehdit edeceğini bildirdi.
Sivil toplum temsilcileri, Hacı Hüseyinler Mahallesi yaylasının, camii, mezarlık ve evlerin bulunduğu alanın da kapasite artışıyla risk altında olduğunu, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan halkın yaşamını olumsuz etkileyeceğini dile getirdi.
Ayrıca Balıkesir’de son dönemde açılan veya planlanan maden projelerine dikkat çekilerek, bölgenin madencilik faaliyetleri açısından yoğun bir tehditle karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Dernekler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, projenin ÇED sürecinin sonlandırılmasını, kapasite artışı başvurusunun iptal edilmesini ve Madra Dağı’nın korunmasını talep etti. Açıklamada, “Kapasite artışı durdurulsun! ÇED süreci sonlandırılsın! TÜMAD Madra’dan defol!” ifadeleri kullanıldı.
(Faruk Türk)
Yorumlar
Kalan Karakter: