Cumhuriyet Halk Partisi, Balıkesir'de tam 75 yıl sonra Büyükşehir Belediyesi'ni kazandı. Bu tarihi sonucun en önemli mimarlarından biri hiç kuşkusuz Ahmet Akın oldu. Seçim süreci boyunca yalnızca CHP'lilerden değil, farklı siyasi görüşlere sahip seçmenlerden de destek aldı. Bunun temel nedeni ise göreve gelirken sık sık dile getirdiği, "Rozetimi çıkardım, herkese eşit hizmet edeceğim." anlayışıydı.

Seçimden sonra zaman zaman "AK Parti'ye geçecek" yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak Ahmet Akın, yaptığı açıklamalarla CHP'nin belediye başkanı olduğunu, görevini partiler üstü bir anlayışla sürdürdüğünü ifade ederek bu söylentilere kapıyı kapattı.
Bir diğer dikkat çeken yönü ise vefa duygusuydu. CHP'nin önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "hançerlendim" sözleriyle hafızalara kazınan süreçte Ahmet Akın, bir yandan Genel Başkan Özgür Özel yönetimiyle çalışmaya devam ederken, diğer yandan Kılıçdaroğlu'na duyduğu vefayı da hiçbir zaman inkâr etmedi. Kılıçdaroğlu'nu Ankara temaslarında her zaman ziyaretlerini sürdürdü. Parti içindeki "butlan" tartışmalarında da geçmişte birlikte yol yürüdüğü isme karşı vefa duruşunu açıkça ortaya koydu.
Aslında günümüzde sıkça unutulan ama siyasetin temel taşlarından biri de vefadır. Ahmet Akın'ın siyasi hayatına bakıldığında bu anlayışı daha önce de benimsediği görülüyor. 2018 genel seçimleri öncesinde, İYİ Parti'nin TBMM'de grup kurabilmesi için CHP'den 15 milletvekiliyle birlikte geçici olarak İYİ Parti saflarına geçen isimler arasında yer aldı. O gün parti adına sorumluluk üstlenen Ahmet Akın, bugün de geçmişte birlikte siyaset yaptığı isimlere karşı vefa duygusunu koruyan bir duruş sergiliyor.
Siyasette fikir ayrılıkları yaşanabilir, yönetimler değişebilir. Ancak geçmişte aynı yolda yürüdüğünüz insanlara duyulan saygıyı ve vefayı koruyabilmek, siyasetin en değerli erdemlerinden biridir. Belki de bu nedenle Ahmet Akın'ın sergilediği tavır, yalnızca siyasi bir tercih değil, yıllardır benimsediği bir karakter çizgisinin (dürüstlük) yansıması olarak değerlendirilebilir.
Ancak Balıkesir'e 75 yıl sonra tarihi bir seçim zaferi kazandıran bir belediye başkanına yönelik eleştirilerin de ölçülü ve yapıcı olması beklenir. Sonuçta Ahmet Akın, sadece CHP'nin değil, 407 bin Balıkesirlinin oyuyla seçilmiş bir belediye başkanıdır.
Ayrışma Kimseye Fayda Sağlamaz
Son günlerde Türkiye genelinde zaten siyasi tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde, benzer bir tartışmanın Balıkesir gündemine taşınması kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.
CHP İl Başkanı'nın oğlunun sosyal medya üzerindeki paylaşımları, parti tabanında ve kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden oldu. Bazı yerel gazeteler bu tavrı "nankörlük" olarak yorumladı. Ancak kullanılan ifadelerden bağımsız olarak söylenebilecek en önemli şey şudur:
CHP'nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey, yeni ayrışmalar değil birlik ve beraberliktir. "Butlancı", "Özelci" ya da farklı gruplar üzerinden yeni kamplaşmalar oluşturmak ne Balıkesir'e ne de partiye katkı sağlar.
Siyasette eleştiri elbette olacaktır. Ancak kişisel tartışmaların ve parti içi ayrışmaların kamuoyu önünde büyütülmesi, 75 yıl sonra elde edilen tarihi başarının gölgelenmesine neden olur. Bugün yapılması gereken; kişileri değil, Balıkesir'e hizmeti konuşmak ve halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye saygı göstermektir. Bu noktada Ahmet Akın’ın duruşunu takdir etmek gerekir; aldığı oyların sorumluluğunu bilen, vefayı unutmayan ve kendi çizgisinde tarafsız kalmaya çalışan bir yaklaşım sergilemektedir.
İlk kez benden duyun! Vefa İstanbul'da değil, Balıkesir'de..
Hatta bir adım daha ileri giderek şunu da söyleyebilirim: Eğer Kemal Kılıçdaroğlu bu süreçten güçlenerek çıkarsa, Ahmet Akın ismini CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak gündeme taşıması beni şaşırtmaz. Çünkü Akın'ın bugüne kadar sergilediği vefalı duruşun, Kılıçdaroğlu nezdinde önemli bir karşılığı olduğu kanaatindeyim. Bu elbette bir bilgi değil, siyasi gelişmeler üzerinden yapılan bir öngörüdür.
Yorumlar
Kalan Karakter: