Büyükşehir zabıtası var mesela… Merak ediyorum, ne gibi icraatları bulunmakta? Yurt Yıldırım var mesela, Büyükşehir yönetimini temsilen!
Akçay halkı hangi konuda kime başvuracağını bilemez durumda… Kabak Edremit Belediye yönetiminin başında patlıyor.
Büyükşehir yönetimi gümrük kapısı yapmadan önce turizm nedir, nasıl olmalıdır; bu konuda altyapı hazırlaması gerekirken “turizm” adı altında EMITT’e teşhire gidiyor.
Akçay’da Büyükşehir uhdesinde olan cadde ve sokakların bakım ve onarımından sorumlu değil mi?
İSYANI BIRAK GEL DE!!!
Boşu boşuna bağırıp çağırma be kardeşim… İsyanı bırak, gel de yapılanları dinle ve oku; sonra da bas kahkahayı…
İsviçre, yeryüzünün en medeni ülkesi değil mi? Yes, all right…
Biz bu ülkeye basın müşaviri olarak Türkçeden başka dil bilmeyen bir muhteremi atamışız. Bi’zâtihi… 12 bin dolarcık maaş bağlamışız. Muhterem zevcesini de 8 bin dolarcık maaşla hafize olarak görevlendirmişiz. Beyefendi yabancı dil bilmediği için bir de tercüman vermişiz emrine…
Sen hâlâ erken seçim diye tutturmuşsun…
Mesela İçişleri Bakanı olarak yeni bir arama yapıldı; hafızmış… AKP neden bu kadar rahat, anlamış değilsiniz. İsterse yarın erken seçim yapsın; değişen ne ola ki?
Biz küçükken çelik çomak oynardık. Elimizde değnekle çemberi çevirirdik… Aynen öyle…
İsyanı bırak, gel de seyret ortalığı…
HERKES GİTTİ YALNIZ KALDIM MEYHANEDE
Çok eski bir şarkıdır… Kimileri seyahate gider, “yalnız gittim” diye bilgi akışında bulunur. İyi güzel de sorgulayan mı var?
HUKUK
Ticari ilimlerde tahsil yaparken Medeni Hukuk dersimize Ord. Prof. Ferit Hakkı Seymen girerdi. Bütün hukuk fakültelerinde onun kitapları okutulurdu.
“Hukuk nedir?” Tatlı kaşığıyla gıdım gıdım kafamıza nakşedilirdi. O tarihlerde en önemli gıdamız olmuştu…
Şimdi öyle bir tenakuza (ikileme) düştük ki en basit hakkımızı savunamaz hâle geldik…
BAŞINI ÖRT
Başörtüsü vardı mesela… Benim ailemde hâlâ halalarım, teyzelerim başörtüsü takar.
Şimdi sözde modernleşme ile türban modelini ithal ettiler.
Size bir soru: Başörtülü bir kadını takma kirpik, ressam paleti gibi makyaj içinde ve vücut hatlarını teşhir eden pantolonla gördünüz mü?
Batıya bu kadar yanlıysanız; şarkılara sansür, karikatürlere sansür… Neyin nesi? Yanıtınız var mı?
GREV HAKKI
Ülkemizde vardı… Şimdi neden yok? İşçi haklarını savunacak bir mecra bulamıyor.
Sendikalar tam bir karikatür… Sendika başkanları krallar gibi hayat sürüyor. Lüks otomobiller, lüks ofisler…
Yağ pas içinde, kelle koltukta çalışanlar sefalet içinde…
Merak ediyorum: Sendikalara neden kayyum atanmıyor? Hiç mi usulsüzlük yok?
ÇOK ÜŞÜMÜŞ ŞAKALAR
Tohum bozuk olunca babadan evlada geçer. Babanın adını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.
Poposu yara yakına olan dan kork.
Hâlâ her önüne gelene “başkanım” diyorlar. Pazarlarda da var mı acaba?
Tee asır öncesi pazardan esir çocuklarını alıp saraya götürenler, Epstein’e kötü örnek olmuş gibi bir hava var…
Sahibinden satılık 2 kule… Beyazıt ve Galata köprüleri. Sonra belki Kız Kulesi de olabilir…
Rahmetli Unakıtan kötü örnek oldu. “Babalar gibi satarım” diyordu…
Yorumlar
Kalan Karakter: