Mesela Konya'da gözlük ve çakmak üretimi kalite olarak imal edilmektedir, fark edilebilir bir iyi bir nevi sanat şöleni yapılmaktaydı. Mesela dünyaca ünlü Zippo benzinli çakmakları aslından ayırt etmek ancak işin ustaları tarafından fark edilebilirdi. Ülkenin diğer şehirlerinde Avrupa ve Amerikan ürünlerinin taklitleri geniş bir pazar yelpazesini yakalamışlardı. Bu bir sanayi oluşturmuştu ama bir takım kara eller hükümete etki yaparak bu kesime balta vuruldu. Baskı yediler. İmalathaneler yıkıldı, bazı sanatkarlar hapise kondular. Toplatıldı.
Mesela otomotiv sektöründe yine bizim kaporta ustalarından birkaç tanesi, 5 kişilik Amerikan ürünü Dodge, Desoto, Plymouth gibi markaları şaseleri uzatılarak 8 kişilik hale getirdi ve Taksim-Bostancı arasında dolmuş hizmetleri verildi.
Son üç yıl öncesinde konfeksiyon sektöründe çakma namı ile ürünler patlatılmaya başlandı ama bu fiyasko ile sonuçlandı. Bugün ilkemizin her yerleşim birimlerindeki pazar yerlerinde konfeksiyon bölümlerinde don, gömlek, tişört gibi ürünler şakır şakır satılmakta. Büyük bir sektör haline geldi.
Şimdi… Bu konuyu neden yazıyorum? Çin, bugünkü sanayi devi haline nasıl geldi? Otomotivden tutun diğer ürünlerin taklitlerini yani çakmalarını yaparak sanayi devi oldu.
Mesela, biz yukarıda bahsettiğim çakmak, gözlük, ayakkabı, çanta, konfeksiyon ürün yapımı için devlet destekli sanayi oluşturulamaz mıydı? Bal gibi olurdu. Mesela bir Ray-Ban gözlüğünün adı kullanılmaksızın kalite kontrolü yapılarak pazar oluşturulamaz mıydı? Tümarkar Türkiye genelinde isim yarışması yapılır, marka da yerli ve milli olurdu. Togg nasıl yerli ve milli olarak piyasadaysa, binlerce emekçi iş sahibi olur, dünya genelinde rekabete girebilirdik.
Ülkemizde satılan batı markalı bazı isimler:
* Armani
* Burberry
* Bulgari
* Dolce & Gabbana
* Ray-Ban
* Versace gibi.
Batılı çanta ve ayakkabı markaları da şöyle:
* Mugo
* Prada
* Louis Vuitton
* Gucci
* Chanel
* Hermes
* Adidas gibi.
Bizim sonradan görme takımı, Avrupa’ya gidip döndüklerinde aldığı bir çantayı çevresine sunarken “Ayy şekerim Gucci alacaktım ama vaktim yoktu, Chanel alıverdim” derler. Bunlara bizim çakmalardan bir tanesini kakalasalar, yine “Ayy şekerim, Chanel çantamı beğendin mi?” derler.
Evet, pek sayın sanayiden sorumlu beyler, bir zahmet başınızı bizim sanatkarlara çevirin ve yeni bir sektör yaratın.
Kıssadan Hisse
Bazı TV kanallarımızda Avrupa emekle maaşları ile bizimkini teraziye koyuyorlar. Canım kardeşim, oralarda insan hakları var.
Yarın seçim olsa, oyunu kime verirsin diye sorulmakta. Ben Trump’a verirdim diye not düştüm. Kimileri armut dediğimi elma diye algılayıp yazmışlar. Trump “Sen benim dediğimi yap, içeride ne yaparsan yap” demedi mi?
Bahçeli
Emekli maaşlarının düzeltilmesi dedi, üç gün sonra tavır değiştirdi. Çevir de kaz yanmasın.
Ertaş Elini Taşın Altına Soku
Edremit merkezdeki asırlık bina yıkılmaya başlayınca, kamulaştırma yolu ile bu muhteşem binayı aldı. Güzel bir proje yaptıracak, hiç şüphem yok.
Zabıta
Gerek Edremit gerekse büyükşehir zabıtaları… Hani kaldırım üstü ve altı artık halka teslim edilecekti? Dostlar alışverişte görsünlerle belediyecilik olmaz. Yönetime zarar veriyorsunuz.
Yorumlar
Kalan Karakter: