Eee, buna konuşma dilimizde MÜŞKÜL İTİRAF denir diye biliyorum. Gerçekte bu durum ortada. Günümüzde elle tutulacak neyimiz var? Enflasyon bir ülkenin yaşam standardını gösterir. Savaşta olan ülkelerde bile bizdeki enflasyonun rakamları ortada. Sosyal hayat dibe vurmuşken, TV'ler yüzünden yüzlerce iş yeri kepenk kapatıyorken hâlâ havanda su dövmeye ne gerek var? Hak, hukuk yerlerde sürünüyor, eğitim karalar bağlıyor. TV yayıncılığı iktidarın yolunda giderek halkı uyutmaya çalışılıyor. Bir yandan mafya ayakları ile mücadele ediliyor gibi gözükürken, TV kanallarında gösterimde olan bütün diziler; uyuşturucu, adam kesip biçme, yalan dolanlarla sözde TELEVİZYONCULUK yapıyor. Dizi oyuncularına avuç dolusu para ödeniyor ve bu tür paraları rüyalarında görmemiş birtakım oyuncular yollarını saptırıp uyuşturucu eşliğinde şişe çevirip toplu sekse gömülüyorlar. Şimdi burada bu çirkin formata ön ayak olan devletin büyük hatası ortaya çıkmakta: VERGİ SİSTEMİ. Bu tartışılır konuda geçmiş yıllarda bir örneği defalarca yazmıştım. Mesela ABD'deki vergi sistemi... Bu örneği defalarca dile getirdim: Rahmetli Muhammed Ali, boks hayatında bir maçını ülkesi içinde yaptı. Neden? Amerika vergi sisteminde maçtan önce vergi alınır, maçtan sonra satılan biletler ve sponsor girdileri hesaplanır. Devlet borçlu çıkarsa öder, alacaklı çıkarsa nakit olarak tahsil edilir. Şimdi bizim ses ve oyuncuların GERÇEK ALDIKLARI hâlâ bir MUAMMADIR. AJDA, BÜLENT ERSOY, TATLI SES vb. gibi sanatçılar aldıkları para içinde yüzmekteler. Dizi oyuncularının da gelirleri gerçek dışıdır. Üç kuruşu bir arada görmeyenler bu paralar içinde yollarını şaşırmaktalar. Oysa halk tuvalete bile gittiğinde vergi ödemekte. SPOR CAMİASINI da es geçmemek lazım. Halkın alım gücü sıfıra inmişken piyasa bunun acısını çekmekte, üretim düşmekte. Yani kısaca Bahçeli'nin enkaz dediği işte bu: Hem piyasa enkazı hem yaşamdaki enkaz. Ülkemizde VERGİ sistemi yeniden baştan düzenlenmeli ve kimsenin hakkı kimseye geçmemek üzere tatbik edilmelidir.
-----BARON
Avrupa'da SOYLULUK unvanı. Günümüzde UYUŞTURUCU PATRONU olarak kullanılmakta. Baron ya da Baronlar kim, kimler? Bana kalırsa, naçizane, bu unvan sahiplerinin DOĞU ve GÜNEYDOĞU'da aranması daha yerinde olur.
-----EYÜP SATIL
Rahmetli Cahit İnceoğlu döneminde Basın Bürosunda çalışıyor ve hayat mücadelesi veriyordu. Gel zaman git zaman, alışık olduğumuz yerel seçim günlerinden birinde Kamil Saka, Edremit Belediye Başkan adaylığını açıkladı. Bu günlerde Akçay'da yaptığı bir toplantının bitiminde Eyüp Satıl'ın CV'sini verdim. Rahmetlinin eşi aldı ve çantasına koydu. Saka seçilip masaya oturduktan hemen sonra Eyüp Satıl'ı KÜLTÜR MÜDÜRÜ yaptı. Arslan, Eyüp Satıl'ı Akçay sorumlusu olarak istihdam etti. Ertaş başkan olur olmaz Eyüp tekrar kültür müdürü olarak çalışmakta. Ama Eyüp idealinin peşini bırakmadı ve bugün DR. UNVANINI aldı ve cübbesini giydi. Yolu açık bir evlat, Edremit yönetimleri kıymetini bilmeli.
-----AHH BENİM CANIM KOYUNLARIM
Siz kendinize iyi bakın. Ben size ısınmalı damlar yaptıracağım. Her dam mevcuduna birer BAYTAR atanacak, kafanıza hakim olun, bol bol kuzucuklar sahibi olun.,
-----ÇENENİ TUT
Yoksa ağzını isotla doldururum. Hani şu 700 yılla filan yargılanan ama el üstünde korumalarla adliyeye getirilen muhterem. En çok AKP’li belediyelerden iş alan adam. Gerçekleri konuşursa AKP yandı kebap olur. Onun için başlıkta "ÇENENİ TUT" diye nitelendirdim.
-----

Yorumlar
Kalan Karakter: